Üreticiler plastik parçalar üzerinde lazer markalamayı test ederken sıklıkla bir soru ortaya çıkıyor:
"Numune neden iyi görünüyor ama markalama sonucu üretim sırasında değişiyor?"
Bu durum birçok fabrikanın beklediğinden daha yaygındır.
Plastik bir parça ilk test sırasında net bir işaret oluşturabilirken, benzer malzemeden yapılmış başka bir parça daha zayıf kontrast veya daha az keskin karakterler gösterebilir.
Çoğu durumda sorun yalnızca lazer makinesinde değildir.
Plastik malzemeler göründüğünden daha karmaşıktır.
"Plastik muhafaza" olarak tanımlanan bir ürün, farklı katkı maddeleri, pigmentler, dolgu maddeleri veya yüzey işlemleri içerebilir. Bu faktörler, malzemenin lazer enerjisini nasıl emdiğini ve markalama sırasında yüzeyin nasıl değiştiğini etkiler.
Bu nedenle bir plastik bileşen için iyi sonuç veren bir parametre ayarı başka bir ürüne doğrudan uygulanamayabilir.
Gerçek üretim sırasında mühendisler genellikle makineyi ayarlamadan önce birkaç ayrıntıyı kontrol ederler.
Birincisi malzemenin kendisidir.
Örneğin, bazı koyu renkli plastik parçalar lazere-duyarlı katkı maddeleri ile tasarlanmıştır. Lazer işlemi sonrasında yüzey renk değiştirerek kontrast oluşturur. Diğer plastikler bileşimleri nedeniyle farklı tepkiler verebilir.
İkinci faktör yüzey durumudur.
Dokulu bir plastik yüzey, pürüzsüz kalıplanmış bir yüzey ve kaplanmış bir yüzey farklı markalama yaklaşımları gerektirebilir. Küçük farklılıklar bile küçük metinlerin veya ayrıntılı grafiklerin görünümünü etkileyebilir.
Odak konumu genellikle hafife alınan başka bir konudur.
Lazer noktası ürün yüzeyine doğru şekilde konumlandırılmadığında işaretin kenar tanımı kaybolabilir. Üreticilerin küçük karakterleri, barkodları veya QR kodlarını işaretlemesi gerektiğinde bu sorunun fark edilmesi daha kolay hale gelir.
Manuel üretimde bu, parçalar bir döngüden diğerine biraz farklı yerleştirildiğinde meydana gelebilir.
Bu nedenle bazı üreticiler sadece lazer parametrelerine değil aynı zamanda fikstürlere ve ürün konumlandırmasına da dikkat etmektedir.
Bir diğer yaygın hata ise her plastik ürün için aynı ayarların kullanılmasıdır.
Bir fabrikada birden fazla plastik bileşen bulunabilir ancak markalama gereklilikleri her zaman aynı değildir. Bir ürün güçlü kontrasta sahip bir logoya ihtiyaç duyabilirken, bir diğeri yüzey görünümünü etkilemeden okunabilir bir kod gerektirebilir.
İşaretlemenin amacı genellikle sürecin nasıl ayarlanması gerektiğini belirler.
Bazı üreticiler, ısıya duyarlı plastiklerdeki ince ayrıntılar için-daha düşük ısı etkisi nedeniyle UV lazer markalamayı tercih ediyor. Uygun katkı maddeleri içeren diğer plastik malzemeler için de fiber lazer markalama iyi sonuçlar sağlayabilir.
Önemli olan en güçlü lazeri seçmemek.
Malzemeye uygun prosesi bulmaktır.
Bu nedenle birçok üretici lazer markalama ekipmanı satın almadan önce numune testi önemli bir adım haline geldi.
Gerçek bir üretim parçası, malzeme adının sağlayamadığı bilgileri gösterebilir.
Tedarikçi gerçek kontrastı, markalama hızını, yüzey durumunu ve tekrarlanan testlerden sonra sonucun stabil kalıp kalmadığını kontrol edebilir.
Plastik üreticileri için testin amacı yalnızca iyi görünümlü tek bir-örnek oluşturmak değildir. Asıl soru, binlerce ürünün üretime girmesinden sonra aynı sonucun korunup korunamayacağıdır.
Günlük ekipman iletişiminde HBS genellikle nihai konfigürasyonu onaylamadan önce müşterilerin gerçek parçalarının test edilmesini önerir. Uygun bir markalama çözümü malzemeye, üretim yöntemine ve kalite gereksinimlerine birlikte bağlıdır.
Şeffaf bir plastik lazer markalama genellikle birlikte çalışan birkaç faktörün sonucudur: doğru lazer kaynağı, uygun parametreler, stabil konumlandırma ve ürüne uygun bir süreç.
